reklam

25 Eylül 2012 Salı

BALKON DÜZENLEME & MY FLOWERS (1)

Şimdi bu yayını gören arkadaş ve dostlarım eminim bana çok kızıyorlardır."Bıraktın güzelim bahçeni gittin ve hala çiçeklerim mi diyorsun" dediklerini duyar gibiyim.Ancak, insanlar çocuklarının hatırına hayatların da istemeselerde büyük değişiklikler yapabiliyorlar.Her neyse gelelim çiçeklerime, doğa özlemimi  bir parça olsun giderebilmek ve zevk aldığım şeyle uğraşmak adına, işte benim küçük bahçem...


Güzelliği ve gösterişinin yanısıra kışın açan bol  çiçekleriyle  bana mutluluk veren AÇELYA











Sonbahardan ilkbaharın ortalarına kadar çok çiçek açan 2.favori çiçeğim SIKLAMEN





 Kızımın kanatlılara karşı olan korkusu yüzünden boş kalan kuş kafesim........


 Ayşeciğimin hediyesi KALANCHOE


Bu arada SUKULENT hastasıyım.













 Bu güzelliklerle yaşayan uykucu gold...


 Haticeciğimin hediyesi KOHLERIA yada diğer adıyla JAPON KÜPESİ 12 ay çiçek açıyor.Benim ki daha çok yeni dikildi.


İşte çocukluğumun çiçeği, büyükannelerimizin zamanında çokça gördüğümüz şimdilerde çok yetiştirilmeyen MUM çiçeği.En sonun da buldum-köklendirdim-diktim ve TUTTU.Nefis kokulu, zarif çiçekli bitki.


Sizlere ileri de asıl süprizim arkada duran adını bilmediğim sarmaşık olacak.Annemin binbir zorlukla köklendirdiği bitkinin muhteşem bir çiçeği var.Açınca sizlerle paylaşırım.Adını bilen varsa bana iletirse çok sevinirim.

 Bu ara eski çiçeklere merak sardım.Bilge Ablamın bana hediye ettiği PAŞA KILICI.






22 Eylül 2012 Cumartesi

TRAVEL & TRIP (1)



Merhaba, hafta sonu çoktandır gitmeyi planladığım Hıdiv Kasrını görmek üzere yola çıktım. Kanlıcaya vardığımda güzel manzarasıyla birçok yazara ve şaire ilham kaynağı olmuş Mihribat Korusuna çıkmadan, orayı görmeden yola devam etmek istemedim.İstanbul Boğazına Hakim tepe üzerindeki koruluk, yeşili ve muhteşem Boğaz manzarası ile görülmeye değerdi. Büyük şehrin her türlü olumsuz etkisinden kurtulmak ve kafa dinlemek için harika bir yer.


Koruluk; fıstık çamları,erguvanlar, çınarlar ve selviler başta olmak üzere çeşitli ağaçlarıyla Kanlıca’ nın oksijen deposu.  


Boğazı burdan görmek bir başka güzel....





Ayrıca, Mihribat Korusu “Kır Düğünü” yapmak isteyenler için favori bir mekan olmuş.Akşam için yapılan düğün hazırlıklarını sizler için görüntüledim.
 



Kısa bir yolculuktan sonra, Beykoz’ un çubuklu sırtlarında bulunan görkemli Hıdiv Kasrındayız. 1907 yılında Mısır’ın son Hıdivi Abbas Hilmi Paşa tarfından İtalyan Mimar Delfo Seminati’ye yaptırılmış. Bence İstanbul’un sayılı güzelliklerinden, kendinizi rüyada zannedebilirsiniz.
Lokanta ve sosyal tesis olarak kullanılan kasrın, İstanbul’un en büyük gül bahçelerinden olan dış mekanı ve tarihi iç mekanı nişan, düğün gibi organizasyonlar için de kullanılıyor.


Koruya girer girmez büyüklüğü ve düzeni göz kamaştırıyor.Asırlık ağaçların altı,begonya,camgüzeli,sardunya gibi birçok mevsimlik çiçeklerle kaplı.
































Ahşap salonun tamamı ahşap lambirilerle kaplı.





Konkav Salon; İki adet şöminesi, duvar ve tavanın mükemmel ahşap lambirisi ve kristal ışık dizileri göz alıcı



Altın varaklarla kaplı sütunların görkemi.....








 Mermer Salon





Mermer Salonun sağ duvarında yerden tavana kadar mozaiklerle süslü anıtsal bir çeşme, mermer tekne ve kurbağa figürlü çeşme mevcut.


Mermer Salondan çıkılan bahçede düğün hazırlığı...







Son olarak Osmanlı' nın ünlü Demirhindi şerbeti denemeye değer..

Bunlarda İlginizi Çekebilir

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...