İpek böceğinin ördüğü ve içine kapandığı korunak yani koza, bende evimi bir koza olarak görüyorum. Bu anlamda, yaşadığım evin her köşesinde kendi dokunuşlarımın olması ve hayatıma dokunan her anın evimde farklı detaylarda hayat bulması beni mutlu ediyor. Yaşanmışlığı olan eskiye ait eşyaların benim için ayrı bir değerinin olduğunu daha öncede farklı yayınlarımda sizlerle paylaşmıştım.Anılarla dolu, hikayesi olan benim karakterimi yansıtacak eşyalarla bir ortam oluşturmayı ve eski ile yeniyi birlikte kullanmayı seviyorum. Hal böyle olunca kayınvalidem koltuklarını değiştirir de ben durur muyum? Hemen benim için hatırası olan koltuk takımının bir parçasına el koydum biraz da modeliyle oynadım. Sonuç benim hoşuma gitti. Umarım sizler de beğenirsiniz. Sevgiyle kalın.
reklam
öncesi-sonrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
öncesi-sonrası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
16 Mayıs 2013 Perşembe
13 Kasım 2012 Salı
PAINT ME WHITE & ÖNCESİ-SONRASI
Herkese merhabalar, gün içinde rutinleşen koşuşturmalarımızda kıymetini bilemediğimiz sağlığımızın 2-3 günlük ufak bir kırgınlıkta ne kadar önemli olduğunu birkez daha anladım.Şükür iyiyim.Allah kimsenin sağlığını bozmasın, herkese sağlık versin.Bu arada sizlerle ve burada olmak çok güzel hepinizi çok özledim.
Birçok arkadaşım ve izleyicimin de bildiği gibi ben eskiyi ve yaşanmışlığı olan şeyleri çok seviyorum.Son zamanlarda da eski ve yıpranmış eşyaları hayal gücümü kullanarak yeniden canlandırmak en büyük tutkum oldu.Bugün sizlerle bu bağlamda yenilediğim iki sandalyem ve koltuğumu paylaşmak istedim.Aslında sandalyelerim yeni geldi henüz yerlerini bulmadılar.Muhtemelende yerlerini yaza doğru bulurlar ama sizlerle şimdiden paylaşmak istedim.Mutlu, huzurlu, sağlıklı ve sevgiyle dolu bir gün geçirmeniz dileklerimle...
ÖNCESİ
SONRASI
Bu koltuğumun öncesinde resim çekmek aklıma gelmemişti.Çünkü 1 sene öne yaptırdım.O zaman blogum da yoktu.Şöyle söyleyebilirim.Koyu kahverengi ve çiçekli bir döşemesi vardı.Ve şimdi........
18 Ekim 2012 Perşembe
MY HOME (3) & DUVAR TABLOLARIM
Duvarlara asılan tabloların evin havasını değiştirdiğini, daha sıcak ve samimi bir ortam yarattığını düşünüyorum.Ancak ben evimin duvarlarına çarşıdan aldığım çerçeveleri asmaktan ziyade bana hediye edilen, yaşanmışlığı olan veya baktığımda bana bir şeyler hatılatacak şeyleri tercih ediyorum.Benim eskiye olan tutkumu bilen ailem ve bazı dostlarım zaman zaman ellerine geçen kendilerinin değerlendirmeyi düşünmedikleri şeyleri, benim çok önemsediğimi ve değerlendireceğimi bildikleri için hemen bana verirler.Bende onları farklı şekillerde muhakkak evimin dekorasyonunda kullanmaya çalışırım. Sizlerle bugün bu anlamda yaptırdığım birkaç tabloyu paylaşmak istedim. Umarım sizde beğenirsiniz....
Bu büyük "BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM" yazan çerçeveyi babam getirdiğinda çerçevenin hertarafı kırık, dökük viran bir haldeydi. Ebatları tablonun içindeki iç çerçeve kadardı.Babam "kızım bir arkadaşım dükkanını kapatıyordu ve bu çerçeveyi ne yapacağını bilemedi bende aldım.Bunu sen toparlarsın.En az 60-70 yıllık eski bir tablo" dedi ve Babama her zaman bu tablo için teşekkür ediyorum.Çünkü en beğendiğim tablom oldu.
Bu çerçevenin içindeki 10*10 ebatlarındaki taş üzeri arapça el yazısını erkek kardeşim vermişti.Çerçeveli halini görünce geri bile almayı düşünmüştü.Bu tablomuda çok seviyorum.
Yine kardeşimin bana vermiş olduğu küçücük bir el figürü.
Babamın bana 1998 yılında aldığı tablo.Nur adındaki bir kız öğrencinin yapıp, sattığı çerçeve .Tabii bana geldiğinde çok küçüktü.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)